Dağlık Karabağ’da 27 Eylül 2020 tarihinde patlak veren çatışmalar, 44 gün süren bir savaşın ardından Azerbaycan’ın zaferiyle sonuçlandı. Bu süreçte Ermenistan hükümeti, yaşanan tarihi yenilgi sonrasında halkın tepkisiyle karşı karşıya kaldı.
Erivan’da, Başbakan Nikol Paşinyan’a yönelik yoğun istifa çağrılarıyla süren protestolar, ülkenin siyasi atmosferini gerginleştirdi. Azerbaycan, 27 yıl aradan sonra işgalden kurtardığı Ağdam’a girdiğinde ise, şehirdeki yıkım manzaraları gözler önüne serildi.
Neredeyse tek bir sağlam binanın kalmadığı Ağdam, savaşın acı sonuçlarını simgeliyor.
Rusya, iki ülke arasında yaşanan bu karmaşada arabulucu olarak devreye girdi. Devlet Başkanı Vladimir Putin, Rossiya 1 televizyonuna verdiği bir röportajda, Dağlık Karabağ’ın Azerbaycan’ın ayrılmaz bir parçası olduğunu belirtti.
Bu açıklama, bölgedeki taraflar arasında anlaşma sağlanmasına zemin hazırladı. Putin, “Ermenistan, Dağlık Karabağ’ın bağımsızlığını tanımadı. Bu durum, uluslararası hukuk açısından bölgenin Azerbaycan topraklarının bir parçası olduğu gerçeğini ortaya koyuyor” dedi.
Taraflar arasındaki silahların susmasını sağlamak amacıyla 10 Kasım 2020 tarihinde imzalanan anlaşma, bölgedeki gerginliği azaltmayı hedefliyordu. Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, bu anlaşmanın ardından bölgedeki yerleşim yerlerinin kontrolünü sağlamış oldu.
İmzalanan ortak bildiride, her iki ülkenin güçleri anlaşmanın yürürlüğe girmesiyle bulundukları noktalarda kaldı. Böylece, Azerbaycan çatışmalar sırasında ele geçirdiği yerleşimleri koruma altına almış oldu.
Rusya’nın arabuluculuk çabaları sonucunda, bölgedeki durumu değerlendirmek üzere bir heyet Bakü’ye gitti. Bu heyetteki isimler arasında Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov da yer aldı. Lavrov, bölgedeki sorunların insani boyutları üzerinde durmanın önemine dikkat çekti.
Aliyev ise, Putin’in “Dağlık Karabağ sorunu” ifadesini bir daha duymamak istediğini dile getirdi ve kendisinin de bu konuda aynı duyguları paylaştığını belirtti. Aliyev, gelecekte bölgeden gelen haberlerin barış ve uzlaşma odaklı olmasını umduğunu aktardı.
Dağlık Karabağ’da çatışmaların sona ermesini sağlayan anlaşmanın ardından, Ermeni siviller ve askerler bölgeden ayrılmaya devam ediyor. Bu durum, 25 bin Ermeni’nin geri dönüşüne olanak tanıdı. Ancak, statüsü belirsiz olan Dağlık Karabağ, Ermenistan tarafından bile tanınmamaktadır.
Başbakan Paşinyan, istifa çağrılarına rağmen görevine devam ediyor. Geçtiğimiz günlerde, cepheye savaşmaya giden eşiyle birlikte bir cenaze töreninde görüntülenmesi ise, kamuoyunda geniş yankı buldu.
Paşinyan, çatışmalar sırasında kaçanların geri dönmesini ve normal yaşamın yeniden başlamasını sağlamak amacıyla Dağlık Karabağ’ın yöneticisi Arayik Harutyunyan ile bir görüşme gerçekleştirdi.
Bu görüşmede, savaşta hayatını kaybeden askerlerin ailelerine verilecek maddi yardım da masaya yatırıldı.
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un da Ermenistan’a verdiği destekle ilgili açıklamalar yaparak, bölgedeki gelişmelere dikkat çektiği görülüyor. Dağlık Karabağ meselesi hem uluslararası siyasette hem de bölgedeki ülkeler arasında önemli bir gündem maddesi olmayı sürdürüyor.
Bu karmaşık durum, siyasi istikrarsızlık ve insani sorunlarla iç içe geçmiş bir tablo oluşturuyor.