Dağlık Karabağ’daki Çatışmaların Ardından Gelen Gelişmeler

Dağlık Karabağ’da 27 Eylül’de patlak veren çatışmalar, 44 gün süren bir mücadelenin ardından, Ermenistan’ın beklenmedik yenilgisiyle noktalandı. Bu süreçte Erivan’da halk, Başbakan Nikol Paşinyan’a karşı istifa çağrılarıyla sokakları doldurdu.

Azerbaycan, uzun bir süreden sonra işgalden kurtardığı Ağdam’a girdiğinde, şehirdeki yıkım manzarası gözler önüne serildi. Neredeyse ayakta kalan bir bina dahi kalmamışken, bu görüntüler hem yerel hem de uluslararası kamuoyunu derinden etkiledi.

Rusya ise, hem Azerbaycan hem de Ermenistan ile sürdürdüğü görüşmeleri hızlandırarak, durumu kontrol altına almaya çalıştı. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, bu bağlamda Dağlık Karabağ’ın Azerbaycan toprağı olduğunu belirtti.

Rossiya 1 televizyonuna verdiği röportajda, Ermenistan’ın bölgenin bağımsızlığını kabul etmediğini, bu durumun uluslararası hukuk çerçevesinde Dağlık Karabağ’ın Azerbaycan’ın ayrılmaz bir parçası olduğu anlamına geldiğini vurguladı.

10 Kasım’da imzalanan anlaşma, Azerbaycan ve Ermenistan güçlerinin mevcut konumlarını koruyarak çatışmaların sona ermesini sağladı. Bu gelişme, Azerbaycan’ın çatışmalar sırasında ele geçirdiği bölgelerde kontrolünü pekiştirdi.

Rus hükümeti, bölgedeki durumu yerinde incelemek üzere Bakü’ye bir heyet gönderdi. Heyette, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ile Başbakan Yardımcıları Aleksandr Novak ve Aleksey Overçuk yer aldı.

Lavrov, imzalanan bildirinin uzun vadeli barış için önemli bir zemin hazırladığını ifade etti.

Aliyev, Putin’in “Dağlık Karabağ sorunu” ifadesini bir daha duymamak istediğini belirtti. Aliyev, bu sorunla ilgili yalnızca barış ve uzlaşma konularının gündeme gelmesini umduğunu dile getirdi.

Lavrov ise, imzalanan anlaşmanın bazı dış güçler tarafından jeopolitik bir oyun olarak yorumlanmaya çalışıldığını, bunun ise çağdaş değerlerle çeliştiğini açıkladı.

Savaşın ardından, Dağlık Karabağ’da kalan Ermeni siviller ve askerler, bölgeden ayrılma sürecine girdi. Eski yöneticisi Arayik Harutyunyan, bölgeye dönüşlerin başladığını ve 25 bin kişinin geri döndüğünü bildirdi.

Ayrıca, savaşta hayatını kaybeden askerlerin ailelerine yönelik maddi destek sağlanacağı duyuruldu. Ancak 10 Kasım anlaşması sonrasında Dağlık Karabağ’ın statüsü, Ermenistan tarafından bile tanınmıyor.

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Ermenistan’a verdiği desteği ifade eden bir ziyaret gerçekleştirdi. Bu durum, Ermenistan hükümetinin içindeki gerginlikleri artırırken, Paşinyan’ın geleceği belirsizliğini koruyor.

Başbakan Paşinyan, yapılan protestolara rağmen istifa çağrılarına direndi. Uzun bir aradan sonra cepheye giden eşinin cenaze töreninde görüntülenmesi, kamuoyunda farklı yorumlara yol açtı.

Dağlık Karabağ’da yaşanan olaylar ve gelişmeler, bölgedeki tüm ülkeler için kritik bir dönüm noktası oluşturuyor. Rusya’nın durumu etkileme potansiyeli, bölgedeki güç dengesinin yeniden şekillenmesine neden olabilir.

Bu karmaşık süreçte, gerçek barışın sağlanması ve insanların normal yaşama dönmesi için atılacak adımlar, bölge halkının geleceği açısından büyük önem taşıyor.

Yorum yapın